Teknoloji marketlerinin dönüşümü

Son yılarda büyük bir gelişim gösteren teknoloji marketi pazarının kuralları değişiyor.

Mobil teknolojilerin önlenemez yükselişi ve mobil cihazların hayatımızda giderek daha fazla yer kaplamasının aslında teknoloji marketlerinin bu kadar büyümesinin temel sebeplerinden birisi olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Daha açık söylemek gerekirse, cep telefonları ve dizüstü bilgisayarlar teknoloji marketlerin lokomotifi durumundalar. Çok büyük alanlara kurulmuş ve içinde binlerce çeşit ürün bulunan bu dev zincir mağazalar kendilerine en çok müşteri çeken dizüstü bilgisayar ve cep telefonu pazarını agresif fiyat politikalarıyla ellerinde tutuyorlar.

İşte bu noktada değişen kullanıcı eğilimleri ve ödeme konusunda alışılmamış yeni yöntemlerin çıkması teknoloji mağazalarını farklı bir yola itecek gibi görünüyor. Geçen hafta yerli teknoloji devlerinden bir tanesi sadece dizüstü bilgisayar satışı yapılan konsept mağazalarını hayata geçirerek belki de ilk sinyalleri vermiş oldu. İnsanların aradıklarını bulabilmek için içinde kayboldukları ve istedikleri teknik bilgi desteğini almak için sıra beklemek zorunda kaldıkları, şehir merkezinden uzak olduğu için de ulaşımı zor dev mağazalar yerine daha sıcak karşılandıkları, işlek caddeler üzerinde olduğu için ulaşımı kolay ve sadece aradığı ürünleri satan konsept mağazalara göstereceği ilginin daha olumlu olacağı öngörüsü kuralları değiştiriyor.

Dev teknoloji mağazalarını bekleyen ikinci büyük tehlike ise ödeme alışkanlıklarındaki değişiklikler. Çok sayıda alım yaptıkları için üreticilerden ucuza aldıkları ürünleri olabildiğince agresif fiyat politikaları ve kredi kartlarına bol taksitle kazanca dönüştürmeye çalışan dev mağazaları hiç hesaba katmadıkları bir yenilik bekliyor: Fatura-Taksit. Şu an için Türk Telekom’un ve GSM operatörlerinin taksitler aylık faturalara yansıtılacak şekilde kendi servislerini destekleyen mobil ürünleri sattığına ve geri dönüşün de beklenenden çok daha iyi olduğuna şahit olduk. Arada banka komisyonu da olmadığı için satılan ürünlerin fiyatları da oldukça makul seviyelerdeydi.

Bu işi yapabilmek için iki koşul gerekiyor. İlki ülke çapına yayılmış çok sayıda küçük şube, bayi ya da ödeme noktası gibi bir yapılanma. İkincisi ise her ay düzenli olarak fatura ödeyen bir müşteri kitlesi. Bir düşünün bakalım bu fatura-taksit yöntemini başarıyla uygulayabilecek kurum sayısını ve neler satabileceklerini…

Bazı insanların kredi kartı kullanımına soğuk bakması, kullananların ise tek bir alışverişle limitlerinin bitmesini istememesi, gecikme faizlerinin yüksekliği ve daha aklınıza gelebilecek pek çok sebepten dolayı fatura-taksit uygulamaları 2010 yılında çeşitlenerek büyüyecek gibi görünüyor.

Önümüzdeki yıl büyük teknoloji mağazalarının şehir merkezlerine uzak dev mağazalarından birkaç tanesinin kapanmasına şahit olabiliriz. Tabi bu durum, Türk Telekom’un her ilde çok sayıda konsept mağaza açarak fatura-taksit şeklinde satış yapacağı yönünde kulağımıza gelen haberlerin doğruluk kazanmasıyla çok daha hızlı bir şekilde ilerleyebilir.

Bilgisayarinizda flash player 6 Görülmüyor. Buraya Tikliyarak Macromedia Sitesine Gidip indirin.
Yazılan Yorumlar
Yorumlarınızı Aşağı Yazın»
Rumuzunuz :
E-Mail Adresiniz:
Yorumunuz